Yakınıyorum: Hobisiz Nesil!

20.08.2026

Merhaba. Bu haftaki konumu sizden gelen önerilerin dışında kendim belirledim. Son dönemde yeni tanıştığım insanlarda tespit ettiğim bir konu olan "hobisizliği" mesleklerimin perspektiflerinden değerlendirmek ve biraz bu konuya kafa yormak istedim. Her bir mesleğimle ilgili neler düşündüğüme geçmeden önce neden bu konuyu seçtiğimi biraz daha açıklamak istiyorum.

Halihazırda yeni tanıştığımız insanlara kendimizi anlatırken ilk anlattığımız şeylerden biri de aslında hobilerimiz oluyor. Ben de sıklıkla birilerini tanımak istiyorsam boş zamanlarında kendilerini geliştirmek için neler yaptıklarını merak ederim ve bunu sorarım. Son dönemde tespitim şu yönde: Tanıştığım herkesin herhangi bir hobisi olmadığı ve bu hobisi olmama durumunun da çeşitli bahanelere bağlandığı. Özellikle üniversite yılları salgına denk gelmiş bireylerde bunun daha yoğun olduğunu görüyorum. Bununla ilgili mutlaka bir sosyolojik çalışma yapılmıştır diye düşünerek küçücük bir araştırma yaptığımda gördüm ki dünyanın farklı yerlerinde bu konuya odaklanılmış ve görülmüş ki hobisiz bir nesil geliyor, hatta gelmiş üzerinize afiyet! Yani bu konuda kaygılanmakta oldukça haklıyım. Hadi mesleklerimin çerçevesinden biraz daha ayrıntılı bakalım.


Bir psikolojik danışman gözüyle hobi ve işlevi

Hobi deyince senin hakkında neler geliyor bilmiyorum ancak bir etkinliğe hobi demek için bu etkinliğe zaman, bütçe ve emek ayırmak gerekir, profesyonel yaşantının dışında bir alanda olması gerekir bu faaliyetin. Aynı zamanda bu hobiyi uygularken sarf ettiğin bu üç enerji ile sen de çeşitli yararlar elde edersin; psikolojik olarak iyi oluş gibi, daha dengede hissetme gibi ya da hayatına anlam katma gibi. Ancak herhangi bir etkinliğe zaman, bütçe ve emek ayırmıyorsan biz bu etkinliğe hobi diyemeyiz. Örneğin futbol taraftarıysan ve futbolu izlemekten, dinlemekten hoşlanıyorsan, bu konuda bu üç enerjiyi verdiğinde futbol senin hobine dönüşür. Futbolu izlemek için evet bir zaman veriyorsundur ancak izlemek için bütçe ya da anlamak için bir emek ayırmıyorsan bu konuyu senin hobin olarak nitelendiremeyiz. Hobi diğer işlerden ya da diğer görevlerden ayıran en önemli konu bütçe ayrılması konusu. Örneğin benim hayatımda hali hazırda hobi olarak uyguladığım en büyük şey tiyatroya gitmek. Diğer hobilerimi düşündüğümde podcast yapmak, kedilerimle ilgilenmek, motor sürmek, kitap okumak ve spor yapmak var. Her bir etkinliğe, bu üç enerjiyi de sağladığım için bütün bunları bir hobi olarak nitelendirebilirim. Ancak yürüyüş yapmak benim için bir hobi değildir. Çünkü yürüyüş yapmak için evet zaman ayırıyorum ama herhangi bir bütçe ayırdığımdan ya da özel bir emekle yürüdüğümden söz edemem. Ancak bir yürüyüş kulübüne üye olduğumda ve bu yürüyüş kulübüne zaman, bütçe ve emek ayırdığımda artık bundan hobi olarak bahsedebilirim.

Hobi konusunda hemfikirsek salgınla birlikte neden hobisiz kaldığımız üzerine biraz kafa yormak istiyorum. Dışarı çıkmadığımız, insanlarla bağ kurmaktan o dönemde imtina ettiğimiz için hobisiz kaldığımızı anlayabiliyorum ama sonrasında bu alışkanlığımızdan kurtulmakta biraz zorlandığımızı düşünüyorum. İnsan sosyal bir varlıksa, hobi bizi biz yapan şeye dönüşüyor ve evde sadece televizyon izleyerek, ekran kaydırarak bu işlev yerine gelmiyor. Tabi bunları da yapalım ama haftada bir düzenli uygulanan bir hobi gibisi de yoktur vesselam! Kendini gözlemleyerek hobi konusunda ne durumda olduğunu fark edebilir ve kendine insanlarla bağ kurabileceğin, zaman, bütçe ve emek sarf edebileceğin etkinlikler deneyebilirsin.

Peki bu hobi konusunda ben neden bu kadar kafayı taktım? Çünkü hobi edinmek karakter gelişimimizi desteklemesinin dışında birçok olumlu durumu bize sağlar. Zihni günlük dertlerden uzaklaştırarak kortizol seviyesini düşürür ve gevşeme sağlar. Rutin düşünce kalıplarının dışına çıkmayı sağlayarak problem çözme becerisini artırır. Yeni bir beceri öğrenmek ve somut bir ürün ortaya koymak kişisel başarı hissini güçlendirir. Benzer ilgi alanlarına sahip insanlarla bir araya gelmeyi ve yeni arkadaşlıklar kurmayı kolaylaştırır. Beyinde yeni nöral yollar oluşturarak hafızayı canlı tutar ve odaklanma süresini uzatır. İş veya okul hayatının yarattığı monotonluğu kırarak mental enerjiyi yeniler. Bir hobide ustalaşma süreci, kişiye planlı çalışmayı ve sürece güvenmeyi öğretir, bence en önemli yararı bu gibi. Kaygı, öfke veya yalnızlık gibi yoğun duyguları sağlıklı bir alana kanalize etmeye yardımcı olur. Aktif hobiler motor becerileri, gücü ve genel kondisyonu artırır. Kişinin sadece mesleği veya sorumluluklarıyla değil, kendi tercihleriyle var olduğunu hissettirir. İlk aklıma gelen olumlu çıktılar bunlar ve harika değiller mi?


Bir aile danışmanı gözüyle hobi

Burada tabii doğrudan bireyler üzerinden hobi edinmek konusunda düşünmek yerine ailelerin hobisinin olması ve ailelerin bireyleri hobiye teşvik etmesi konusunu da sorgulamak gerekiyor. Ben genel olarak aktif bir anne babanın çocuğu olduğumu söyleyebilirim. Babam düzenli şekilde saz çalan ve bunu geliştirmeye çalışan, spor yapan ve bu konuda daha iyi olmaya çalışan biri. Annem örgü ören ve örgü örme becerilerini diğer insanlara öğretmeye çalışan, düzenli şekilde ilgi alanına göre filmler izleyen biri. Kardeşim öyküler yazan, kitap okuyan ve her iki konuda da kendini yetkin hale getirmeye çabalayan biri. Böyle bir ailenin içindeyken, herkes bir uğraşla uğraşırken ister istemez ben de çeşitli hobiler edinmiş olabilirim.

Bu örnekten yola çıkarak ailede bireylerin hobi edinmeleri ve bu hobiyle karakter gelişimlerini ve yukarıda bahsettiğim yararları sağlamalarını teşvik etmek önemli bir noktayı oluşturuyor. Ailede sadece akşamları televizyon izlenip, çekirdek çitlenip uyunuyorsa tabii ki o bireylerden hobi edinmeleri ve kendilerini daha gerçekleştirdikleri ve psikolojik sağlamlıklarının daha yüksek olduğu bir yaşam sürmelerini beklemek doğru olmayacaktır. Bu nedenle ailede hobi edinimini teşvik etmek ve hatta hep birlikte uğraşılan hobilerin olmasını sağlamak bence kıymetli bir yerde.

Ailecek edinilebilecek hobiler o kadar fazla ve o kadar eğlenceli ki aklıma gelen örnekler beni çok heyecanlandırıyor. Şimdi önereceğim bütün etkinliklerin başına " ailecek" kelimesini getirip öyle okuyabilirsin: Bir yürüyüş kulübüne üye olmak, bir sinema kulübüne katılmak, her ay düzenli tiyatroya gitmek, her hafta evde belirli bir konuyla ilgili tartışma ya da münazara yapma, kutu oyunları oynamak, bir takımı desteklemek için kombine bilet almak… her biri için ben çok heyecanlandım. Keşke kocaman bir ailem olsa ve evin annesi olarak şu hobileri organize etsem dedim, o derece heveslendim!


Bir özel eğitim öğretmeni gözünden hobi

Özel gereksinimli bireylerin olduğu ailelerde sıklıkla özel gereksinimli bireyi "oyalama" ve varsa problem davranışlarının çıkmaması için onu " uğraştırma" yoluna gidilir. Ancak ergenlik ve sonrasında mutlaka bireylere bir hobi edinimi sağlanmalı ve sonrasında bu hobi ile bireylerin oyalanmasına ya da uğraştırılmasına gerek kalmadan problem davranışlarını söndürülmesi ya da boş zaman etkinliğinde kendilerini daha iyi hissedebilecekleri etkinliklere ulaşmaları sağlanmalı.

Özel gereksinimi bireylerin ekran bağımlılığını ya da ekran süresini arttıran en önemli konunun hobi yoksunluğu olduğunu düşünüyorum. Halihazırda herhangi bir özel gereksinim türünde, bireyin ilgi alanını doğru tespit ettiğimizde hobi edinimini sağlamak oldukça kolay olacaktır, çünkü bireyler öğrendiklerinde bu öğrenmeye sadık kalacaklarından hobilerine de son derece sadık kalacaklardır. Hatta çoğu bireye göre daha incelikli ve daha dikkatli şekilde hobi uygulayacaklardır.

Ergenlik yıllarıyla birlikte ailede model olarak ya da bireyin ilgi alanlarını tespit ederek denemesini sağlayarak hobi edinmesini sağlamanın önemli olduğunu düşünüyorum. Ekrana maruz kalan ve sadece ekran üzerinden hobi edindiğini düşünen özel gereksinimli bireyler yerine, toplumsal yaşantının içinde ve diğer insanlarla bağ kuran hobiler edindiklerinde her beceri alanının olumlu yönde etkileneceğini düşünüyorum. Bu nedenle hayatında özel gereksinimli birey olan ailelerin hobi edinimi ve ailecek hobi uygulama konusunda ayrıca özenli davranması gerektiğini düşünüyorum.


Son dönemde üzerine düşünüp kafa yorduğum bir konuydu. Aklımdakileri olabildiğince az kelime ile böyle özetleyebildim. Umarım sana fikir veren ve sonraki okumalar için ilham veren bir yazı olmuştu. Haftaya görüşmek üzere, sevgiler.


Share