Sosyal Referans Alma Davranışı Yazısı Dizisi - 2
24 Kasım 2025 günü Özel Eğitim Kulübü'nün uzmanlara yönelik eğitim semineri vardı. Bu semineri Doçent Doktor Üzeyir Emre Kıyak verdi ve konusu "sosyal referans alma davranışını değerlendirme ve destekleme yolları"ydı. Bu seminerden aldığım notları bu yazı dizisinde sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
İlk yazımda sosyal referans alma davranışının ne olduğunu tanımladım. İkinci yazıda sosyal referans alma davranışını değerlendirmeden bahsedeceğim ve son yazıda sosyal referans alma davranışını nasıl destekleyebileceğimiz ile ilgili notlarımı paylaşacağım. Hadi ikinci yazımıza başlayalım.
Sosyal referans alma becerisini nasıl değerlendireceğiz?
Burada Doçent Doktor Üzeyir Emre Kıyak kısaltması SOROS olan bir ölçekten bahsetti ve bu ölçeğin Türkçe'ye uyarlanması konusunda bir çalışma önerisiyle gittiğini ancak TÜBİTAK tarafından reddedildiğini belirtti. Ülkemizde henüz bu beceriyi doğrudan değerlendiren geçerliliği ve güvenilirliği olan bir ölçek bulunmamaktadır.
Yine de yukarıda değindiğim ölçekle ilgili küçük bilgiler vererek sosyal referans alma davranışını kendi kaba değerlendirme formlarınıza ya da değerlendirme rutinlerinize eklemenize yardımcı olmak isterim.
Bu ölçekte üç senaryo söz konusu: korku, acı ve neşe.
Korku senaryosunda bireylere çantadan korku uyandırıcı ama tetikleyici olmayan (örümcek gibi) bir oyuncak çıkarılarak korkma tepkisi veriliyor. Burada sıklıkla otizm tanılı bireylerin tepki vermediği görülmüş. Burada bireyler korkma tepkisi verirlerse sosyal referans alma becerisi vardır, herhangi bir tepki vermezlerse sosyal referans alma becerisi yoktur diyebiliriz.
İkinci senaryoda ise yetişkinin yüz ifadesi acı çeken bir yüz ifadesini büründüğünde değerlendirilen birey üzülüyorsa sosyal referans alma becerisi vardır, üzülmüyorsa sosyal referans alma becerisi yoktur diyebiliriz.
Son senaryoda ise neşeli bir durum oluşturularak gülümsemeye gülümseme tepkisini verilmesini beklemekteyiz. Gülümseyen bireylerde sosyal referans alma becerisi vardır, gülümsemeyen bireylerde sosyal referans alma becerisi yoktur diyebiliriz.
Yukarıda belirtilen senaryoları aslında küçük uyarlamalarla sınıflarınızda değerlendirme oturumlarınıza ekleyerek halihazırda birlikte çalıştığınız öğrencilerinizin ya da çocuklarınızın sosyal referans alma becerilerinin olup olmadığını değerlendirebilirsiniz. Zaten günlük yaşantınızda sizin yüz ifadenizi izleyip izlemediğini ve bu ifadelerden referans alıp almadığını deneyimlemişsinizdir. Eğer sosyal referans alma davranışının olmadığını düşünüyorsanız desteklemek için birkaç öneri var. Sonraki yazımda bu konuya değinerek diziyi tamamlayacağım.
Umarım faydalı, fikir veren ve sonraki öğrenme sürecinize motivasyonunuzu arttıran bir yazı olmuştur. Yazıyla ilgili ayrıntılı bilgi almak ya da değerlendirme, seans ya da danışmanlık desteği almak istediğinizde iletişim bilgilerimden bana ulaşabilirsiniz. Görüşmek üzere.
