Özel Bireylerde Bekleme Davranışı Edinimi
Merhaba. 19 Şubat 2016 tarihinde yazdığım yazımı güncelleyerek yeniden paylaşıyorum. Bu on yılda çok şey değişti.
Öğrenmeye hazırlık becerilerini anlattığım yazımda, bu becerilerin en başına bekleme becerisini eklemiştim. Bu yazımda da siz değerli okuyucularımla bekleme davranışının edinimini tartışmayı planlıyorum.
Bekleme davranışı çocuğunuzun öğrenmeye en hazır hale gelmesini sağlayan değerli bir beceridir. Beklemeden, sırasını almadan, öğretmenini izlemeden bir çocuğun öğrenmesi pek kolay değildir. Bu beceri çalışılmadığı için birçok öğretmen ve ebeveyn çocuklarının ve öğrencilerini "hiperaktif" olarak etiketler. Bu çok ciddi değerlendirilmelerden sonra konulabilecek bir tanıyken bir derste yerinde oturmadığı için bir öğrenciye bu etiketi yapıştırıveren öğretmenlerimiz ya da ebeveynlerimiz ne yazık ki hâlâ var. (Öte yandan "hiperaktif" kelimesi üzerinden etiketlemenin her konuda "kolay" ve "yaygın" olduğunu söyleyebilirim. Ama bu ayrı bir yazının konusu.) Bekleme davranışının çalışılması bu nedenle önemlidir.
Çocuğunuzun çeşitli problem davranışlarının sönmesi için de iyi bir anahtardır beklemek. Burnunu karıştıran otizmli spektrumundaki bir çocuk, burnunu karıştırma davranışıyla ilgilenilmeden "Bekle!" yönergesini aldığında ellerini masaya koyup bekler. Burnunu karıştırma davranışı o an için ortadan kalkar. İlerleyen dönemde ise birey artık ellerinin masada olarak beklemesi gerektiğini öğrendiğinde burnunu karıştırmaktan vazgeçer. Bu gibi örnekler çoğaltılabilir.
Şimdi isterseniz bekleme davranışının nasıl çalışılacağı ile ilgili ipuçlarımıza geçelim. Öncelikle planlamamız gereken şey bekleme davranışının niteliği. Yerinde oturmayan bir çocuk için poposunun sandalyede olması yeterken, oturduğunda ortalığı dağıtan bir çocuk için buna ellerini masaya konması eklenebilir. Oturduğunda elleri ve bacakları sabit dursa da tüküren bir çocuk için ise ağzı kapalı bekleme tanımlanabilir. Bekleme davranışını örnek olması için şu şekilde tanımlıyorum: Elleri sabit, ağzı kapalı olarak istenen süre kadar bekleme davranışı gösterir. Ardından bu nihai hedefe ulaşmak için geçmemiz gereken basamakları belirlemeliyiz. Çocuğunuzun özel gereksiniminin ve kavrama hızının durumuna göre bu basamakları daha küçük ya da daha genel parçalara ayırabilirsiniz. Ben örnek olarak şu şekilde bir basamaklandırma sunuyorum sizlere:
- 5 saniye boyunca eller masada olacak şekilde bekler.
- 10 saniye boyunca eller masada olacak şekilde bekler.
- 30 saniye boyunca eller masada olacak şekilde bekler.
- 60 saniye boyunca eller masada olacak şekilde bekler.
- 90 saniye boyunca eller masada olacak şekilde bekler.
- 120 saniye boyunca eller masada olacak şekilde bekler.
- 5 saniye boyunca eller masada, ağzı kapalı olacak şekilde bekler.
- 10 saniye boyunca eller masada, ağzı kapalı olacak şekilde bekler.
- 30 saniye boyunca eller masada, ağzı kapalı olacak şekilde bekler.
- 60 saniye boyunca eller masada, ağzı kapalı olacak şekilde bekler.
- 90 saniye boyunca eller masada, ağzı kapalı olacak şekilde bekler.
- 120 saniye boyunca eller masada, ağzı kapalı olacak şekilde bekler.
- Çeşitli zaman aralıklarında elleri masada, ağzı kapalı olacak şekilde bekler.
Bu basamakları fikir olması açısından kabaca oluşturdum. Burada süreyi arttırmayı hedef olarak koydum. Süreyi uzatıp ardından yeni bir davranış ekledim. Burada beklenen konum, beklenen koşullar değiştirilerek de bir basamaklandırma yapılabilir. Bunu öğrencinizin bireysel durumuna göre şekillendirmek sizin elinizde. Soru işaretleriniz olursa seve seve cevaplandırırım.
Gelelim bu basamakların nasıl çalışılacağına.
- Çocuğunuza sadece "sus ve bekle" demek yerine, bekleme süresinde "ne yapabileceği" (örneğin; derin nefes almak, duyusal bir nesneyle ilgilenmek, görsel bir zamanlayıcı/kum saati izlemek) öğretilmelidir. Bu, bekleme becerisini bir "bastırma" değil, bir "yönetme" becerisine dönüştürür. Burada her zaman temel hedef özdüzenleme olduğu için, bekleme becerisi bu davranışa önemli bir giriş oluşturacaktır.
- Zihinsel yetersizliğinin şiddeti ağır olan öğrencilerde "ipucunun giderek azaltılmasıyla öğretim" dediğimiz yöntemin uygulanması yerinde olacaktır. Bu konuda ayrıntılı bilgiyi Elif TEKİN-İFTAR ve Gönül KIRCAALİ-İFTAR hocalarımızın değerli kitabı Özel Eğitimde Yanlışsız Öğretim Yöntemleri kitabının 15. bölümünden alabilirsiniz.
- Eğer kaynaştırma uygulamasındaki öğrencinizle bekleme çalışacaksanız ve sınıfta bunu çaktırmadan çalışmak ise hedefiniz uygulamalı davranış analizinin ilkelerinden yararlanabilirsiniz. Süre kaydı tutarak, pekiştirecin sunumunu tarifelerle belirleyerek bu beceriyi çalışabilirsiniz.
- Evde ise kendinizi çocuğunuza nasıl daha rahat ifade edebileceğinizi düşünüyorsanız o şekilde bu davranışları çalışabilirsiniz. Önemli olan çocuğunuzun bir ödül için değil beklemesi gerektiğini bildiği için beklemesini sağlamak, bunu ihmal etmeyin. "Beklersen sana puding yaparım." güzel bir ödül değil, rüşvettir. Onun yerine "Bugün bekleme çalışalım. Eğer istenen süre kadar beklersen tabi ödül kazanacaksın. Çalışmaya başlamak ister misin?" güzel bir girizgah olacaktır. Burada beklentilerin netleştirilmesi ve tutarlı pekiştirme tarifelerinin uygulanması önemli olan noktadır.
- Sınıfınızda oyunlarla da bunu çalışabilirsiniz. Oyunun içine bekleme davranışınızın hedef basamağını gömerek bu beceriyi çalışabilirsiniz. Örneğin çocuklar masalarında müzik eşliğinde alkış tutarken bir anda müziği kapatır ve tekrar açana kadar herkesin ellerinin masada olmasını isteyebilirsiniz. Hepinizin keyif alacağı güzel bir etkinlik olacağı kanaatindeyim.
Bu beceri çalışılıp edinimi sağlandıktan sonra kalıcılık oturumları da mutlaka çalışılmalıdır. Ardından çeşitli ortamlarda ve farklı kişilerle muhakkak genelleme alınmalıdır. Doğal ortam öğretimini ihmal etmemek, yapılandırmaları yavaş yavaş kaldırmak son derece önemli. Bunu da ihmal etmemekte fayda var.
Bekleme becerisini çalışırken unutulmamalıdır ki, bekleme süreci çocuk için oldukça zorlayıcı, duyusal olarak yoğun bir deneyim olabilir. Bu nedenle bekleme çalışmasını salt bir 'süre tutma' seansı olarak değil, çocuğun kendi dürtülerini yönetmesine (self-regulation) yardımcı olacak görsel destekler ve 'bekleme anında yapılabilecek olumlu alternatif aktiviteler' ile birleştirmek, becerinin kalıcılığını ve çocuğun iyi oluş halini destekleyecektir. Bekleme sadece pasif bir eylem değil, zihinsel bir kontrol mekanizmasıdır.
Umarım sizler için faydalı ve anlaşılır bir yazı olmuştur. Soru, görüş ve önerilerinizi bekliyorum. Sevgiler.
